7 Kasım 2010 Pazar

NİYAZİ-İ MISRİ DEN..

 
 * Dermân arardım derdime derdim bana derman imiş
      Bürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş
      Sağı solu gözler idim dost yüzünü görsem deyû
      Ben taşrada arar idim ol cân içinde cân imiş

    * Öyle sanırdım ayrıyam dost gayrıdır ben gayrıyam
      Benden görüp işideni bildim ki ol cânân imiş
      Savm u salât u hacc ile sanma biter zâhid işin
      İnsân-ı kâmil olmağa lâzım olan irfan imiş

    * Kanden gelir yolun senin ya kande varır menzilin
      Nerden gelip gitdiğini anlamayan hayvân imiş
      Mürşid gerekdir bildire Hakk'ı sana hakk'al yakîn
      Mürşidi olmayanların bildikleri gümân imiş

    * Her mürşide dil verme kim yolunu sarpa uğradur
      Mürşidi kâmil olanın gâyet yolu âsân imiş
      Anla hemân bir söz dürür yokuş değildir düz dürür
      Âlem kamu bir yüz dürür gören anı hayrân imiş

    * İşit Nîyâzi'nin sözün bir nesne örtmez Hak yüzün
      Hakdan ayan bir nesne yok gözsüzlere pünhân imiş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder